Sunday, March 23, 2008

Kara Kutu Kalbim

.
.
.
Bir oda hazirlamak.
Kapkaranlik. Zifiri karanlik!
1x9 metre. Bilmiyorum neden 9, ama öyle olmali.
Odanin en dibinde hic de rahat olmayan bir sandalye.
Odanin duvarlarinda, tavaninda ve yerinde resimler.
Resimlerde cirkin sekilde gülen, aglayan, bagiran yüzler.
Bir türlü suratini sekilden sekile sokan yüzler.
Insanlar, kadinlar, erkekler, cocuklar.
Palyacolar, cizgi film karakterleri.
Parcalanmis bebekler, kirilmis oyuncaklar.
Sokak insanlari. Disleri cürümüs, bedenleri erimis.
Ölüler.
Ve bu resimlere, odada bulunan lambalardan zaman zaman isik yansitmak.
Belli belirsiz. Bazen daha güclü, bazen de varla yok arasi.
Odanin dibinde, sandalyenin arkasinda ufak bir CD calar.
CD'de sesim. Cok sakin bir sesle konusuyorum. Cok sessiz.
Ama rahatca anlasiliyorum. Söyledigim her kelime.
Bu sekilde bir kac tane oda hazirlamak.
Odadaki sandalyeye bir insan oturtmak.
Onu oraya baglamak.
Odanin icerisinde bir köseye yaslanip siginmasini engellemek.
Sevemedigim bir insan.
Onu sikica oraya baglamak! Simsiki!
CD'yi baslatip odadan uzaklasmak. Ardimdan kapiyi kilitlemek.
O insanin orada oturmasi ve beni dinlemesi.
Ona hayatim boyunca bana yaptigi kötülükleri anlatmak.
Her kücük seyi.
Elimden caldigi sekeri.
Cektigi sacimi.
Dilime sürdügü biberi.
Kulagimi delen sözleri.
Defalarca kirilan kalbimi.
Saclarimi öfkesinin üzerine düsürmemi.
Ve gicik oldugum her davranisini.
Sofrada begenmedigi icin yere döktügü yemegi.
Arkamdan konustugu laflari.
Bilmedigimi zannettigi her dedi koduyu.
Attigi her iftirayi.
Koydugu her yasagi.
Kiskandigi her insani.
Kiskancliginin bana yasattigi her mahcubiyeti.
Ve cocuklugumda zihnime kazidigim herseyi.
Karanliktan hala korkmami.
Beni dehset icinde birakan her rüyami.
Her bakisima anlam yüklemesini.
Hayatimin icine eden her kücük detayi.
Dolu dolu sevemedigim o insanlara anlatmak.
Hep ayni monoton sesle.
Hic bir duygu göstermeden.
Hic bir vurgulama yapmadan.
Sadece anlatmak.
Ben anlatirken duvarlardaki resimlerin ara ara belirmesi.
Insanin birsey görüp görmediginden emin olamamasi.
Hayal gücü mü gercek mi karar verememesi.
Isigin daha güclü oldugu bir anda gördügü seyden korkmasi.
Ya da tiksinmesi.
Ve sirtinda benim sesim.
Havalandirmadan ara ara gelen bir esintinin ensesindeki tüyleri ürpertmesi.
Ve sirtinda benim sesim. Karanlikta.
Saatlerce.
Günlerce.
Haftalarca olur mu bilmiyorum.
Korkuyorum. Haftalarca'ya ben de dayanamam diye.
Insan oldugum icin. Henüz merhameti yüzde yüz icimden atmadigim icin.
Aslinda sevebilmeyi hem istedigim hem de bunu yapabildigimi bildigim icin.
Sanirim uzattigim sürece, zaten yemis oldugum kafami bir de güzel hazmetmis olurdum.
Saf, temiz, dolu dolu sevemedigim insanlara anlattiklarimin ne oldugunu unutmus bicimde.
Sadece anlatmis olmanin boslugu ile.
Herseyi, önemli önemsiz herseyi anlatmis olmanin boslugu ile.
Saatlerce.
Günlerce.
Sirtinda benim sesim.
Sakince konusuyorum.

Böyle birsey yaptigimi düsünebiliyormusunuz?
Yapmak istedigimi.
Istiyorum desem...



8 comments:

ne yazdı ne yazamadı said...

senin benim sayfadaki yorumu okuduktan bu yana aklımda kendine yer açmış bir kelime öbeği var: kağıdı kalemle kanatmak. bu yazında sen onu yapmışsın bence. hakkını vere vere. çok sıkı bir yazı olmuş. beğendim desem yadırgar mısın?

Esra said...

bende yapmak istiyorum desem, karanligini paylasirim desem,

benimle evlenirmisin :))

cok iyi,umarim boyle yasatan insanlar etrafimizda hic olmazlar.

enigma said...

Yazarim, güzel bir soru sormussun, düsünüp duruyorum ben hayatimda neleri yadirgadim simdiye kadar diye. hmmm...

Esra, yaninda 1000 deve getirirsen belki evlenirim :P
bak bi etrafinda vardir eminim.

ne yazdı ne yazamadı said...

o zaman, şahika'nın yeni repliği bu olsun: hm yadurrgadumm!
ya hayır yani derdim böyle ağır yazıya sanki light kaçması...hani beğendirmek değil ki senin derdin orda...anladın di mi?

derin said...

PENCERENİ KAPAMA,GÖK DOLABİLİR İÇERİ.
PENCERENİ KAPAMA,KUŞ DOLABİLİR İÇERİ.
PENCERENİ AÇ,SOLUĞUN ÇIKSIN DIŞARI.
PENCERENİ AÇ,SESİN SARSIN DÜNYAYI.

MOBIUS said...

Bu yazıya şapka çıkarıyorum... Cidden tam kelimeyi Yazar söylemiş "sıkı" bir yazı:)

Beautiful Disaster. said...

zaman zaman hepimizin aklinin ucundan geciyordur belki de bunu yapmak. ama siz o kadar guzel yazmissiniz ki, okuyunca insan bir dusunuyor, tekrar okuyor ve o merhamet denen duygu agir basiyor, malesef.

enigma said...

maalesef demeyiniz efendim, maalesef demeyiniz. "insan" olduğunuz için mutlu olunuz.
sevgiler